T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ


T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I


DOSYA NO : 2020/93
KARAR NO : 2020/127


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2019
NUMARASI : 2019/7405 E. - 2019/193 K.
DAVANIN KONUSU : Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/01/2020
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 05/11/2015 olay tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın sürücüsünün asli kusur ile dava dışı ... plaka sayılı araç ile karıştığı kaza sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00-TL (ıslah ile 119.737,90-TL) sürekli maluliyet tazminatı, 500,00-TL (ıslah ile 7.255,05-TL) geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00-TL bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi gideri ve 1.200,00-TL rapor ücretinin 07/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda 75.651,17-TL tazminatın 07/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti, davacı ve davalının itirazlarının ayrı yarı reddine karar vermiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 15/05/2019 tarih 2019/1080 Esas 2019/937 karar sayılı kararı ile" Dava, trafik kazası nedeniyle malûliyet tazminatı talebine ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamından, davanın konusunu oluşturan trafik kazasının 05/11/2015 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. 14/05/2015 tarihli 29355 sayılı resmi gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Sürekli sakatlık teminatı ilgili genel şartların A.5/c maddesinde düzenlenmiş yine genel şartlara ek olarak çıkarılan cetvel Ek:3'te sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Ek:3 cetvelin 3.maddesinde 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelecek trafik kazalarında TRH-2010 tablosunun dikkate alınacağı belirtilmiş, yine diğer maddelerde de, sürekli sakatlık tazminatının ne şekilde hesaplanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca genel şartlar A:5/c maddesinde, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınacağı belirtilmiştir. Kaza tarihinin 01/06/2015 tarihinden sonra olması dikkate alındığında, açılan davada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca değerlendirme yapılıp, sürekli maluliyet tazminatının buna göre belirlenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamında davacının maluliyetine ilişkin olarak esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 05/09/2016 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla söz konusu raporun esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Aynı zamanda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak genel şartlarda belirtilen hesaplama yöntemine göre hesaplama yapılması gerekirken, PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılarak progresif rant formülüne göre hesap yapılması da doğru olmamıştır. Bu nedenle yukarıda belirtilen hususlarda, açıklanan şekillerde inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca yerinde görülmediğinden; davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf talebinin kabulüne; tahkim komisyonu kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılması amacıyla tahkim komisyonuna geri gönderilmesine," karar verilmiş, bu karar üzerine itiraz hakem heyeti tarafından yargılamaya devam olunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda 48.001,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.534,48-TL geçici iş göremezlik tazminatının 07/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde Güvence Hesabına usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, rapor masrafına hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 5/11/2015 olay tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın sürücüsünün asli kusur ile dava dışı ... plaka sayılı araç ile karıştığı kaza sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamanen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup; 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SG Kurumu 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı). Bu durumda geçici iş göremezlik zararının 2918 sayılı KTK'nun 85 ve 91.madde hükümleri uyarınca; zararına neden olan aracın trafik sigortacısı, Zorunlu sigortasının bulunmaması halinde ise Güvence Hesabı tarafından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının 22/09/2016 tarihinde davalıya usulüne uygun olarak belirtilen belgeler ile başvuruda bulunduğu, yine davacının kaza tarihinde çıraklık eğitimi aldığı, bu süre içresinde gelir elde ettiği, 5684 sayılı kanunun 30/17 maddesi uyarınca davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.


HÜKÜM: Gerekçe uyarınca; 1-Usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunan 23/09/2019 gün ve 2017.İ /888 E. 2017/İHK-1797 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40- TL nispi karar ve ilam harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.361/1 gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/01/2020

31 Mart 2020 Salı
© 2020 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.