Bilindiği üzere tazminat davaları geniş bir yelpazesi olan davalardır. Hukuk büromuz paydaşlarına tazminat hukukunun özellikle iki temel alanında hukuki hizmet vermektedir.

 

Bunlardan ilki, bedensel zararlardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarıdır. Bu kategoride daha çok şu davaların takibi yapılmaktadır:

 

  • Trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Yabancı plakalı araçların yurt içinde neden oldukları trafik kazası sebebiyle Yeşil kart /Green Card sigortacısına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Meslek hastalığı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Haksız fiil nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Hekim kusuru ( tıbbi kötü uygulama- malpractice) nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları

Çalışmamızın ikinci temel alanı ise gayrimenkul hukukundan kaynaklı tazminat davalarıdır. Bu davaların ortak özelliği, taşınmaz malikinin AİHS, Anayasa ve diğer temel kanunlarla korunan mülkiyet hakkının ihlali sonucunda oluşan zararların giderilmesine yönelik davalar olmasıdır. Hukuk büromuz, bu kategoride, özellikle şu davaların takibini yapmaktadır:

 

  • Tapulu taşınmazın edinim tarihinden sonraki bir tarihte yapılan orman kadastrosu sonucunda devlet ormanı olarak tespit edilerek kaydına orman şerhi konulması,
  • Tapulu taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesi ile bedelsiz bir şekilde tapusunun mahkeme kararı ile iptal edilmesi,
  • Kısmen orman tahdit sınırı içerisine alınan taşınmazın bu kısmının malikin istemi ile rızaen bedelsiz olarak maliye hazinesine devri,
  • Tapulu taşınmazın edinim tarihinden sonraki bir tarihte yapılan orman kadastrosu ile özel orman rejimine sokulması neticesinde bir takım kısıtlamalar nedeni ile değerinin azalmasına neden olunması,
  • Tapulu taşınmazın edinim tarihinden sonraki bir tarihte kıyı kenar çizgisi içerisine alınması,
  • Tapulu taşınmazın edinim tarihinden sonraki bir tarihte sit alanı ilan edilmesi sonucunda malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuka aykırı olarak kısıtlanması,
  • Tapulu taşınmaza kamulaştırma kararı olmaksızın fiili olarak el atılması,
  • Mükerrer kadastro sonucunda taşınmazın yüz ölçümünün azalması sonucunda malikin zarara uğratılması,
  • Tapulu bir taşınmazın sonradan yapılan kadastro sırasında revizyon görmeyerek (yeni bir parsel numarası almayarak) malikin zarara uğratılması,
  • Kadastro tespitine itiraz sonucunda taşınmazın bir kısmının orman/ mera, kışlak/yaylak/ çalılık vasfında olduğu ya da kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle mahkemece tescil harici bırakılarak malikin mülkiyet hakkının ihlali,

Büromuz kurucularından Av. Musa ADIYAMAN'ın ana çalışma konusunu oluşturan bu davalar açısından, öncelikle hukuki uyuşmazlığın doğru bir şekilde tespit edilmesi, akabinde delillerin titizlikle toplanması, nihayetinde ise dava yolu ile istenilen taleplerin zararın giderilmesine olanak sağlayan kapsam ve açıklıkta olması önem arz etmektedir.

 

Yine özellikle gayrimenkul uyuşmazlıklarından kaynaklı tazminat davalarının çözümünün birçok farklı mevzuat bilgisini gerektirdiği göz önüne alındığında; alanında uzman bir hukukçu yardımı ile sürecin başlatılarak sonuçlandırılmasının iş sahibin menfaatine olduğu hususunu ayrıca belirtmek isteriz.

 

Yukarıda açıklaması yapılan hukuki uyuşmazlıklara dair büromuzca takip edilip sonuçlandırılan bir kısım davalara ilişkin mahkeme kararları sitemizin "Emsal kararlarımız" bölümünde paylaşılmaktadır.

 

Yine yukarıda sayılan davalara yönelik olarak büromuz avukatları tarafından kaleme alınıp çeşitli hukuki mecra ve platformlarda yayınlanan makale ve yazılar da sitemizin "Ekibimiz" bölümünde ilgili avukatın butonunda yayınlanmaktadır.

 

Öte yandan söz konusu davalara yönelik güncel Yargıtay uygulamasını yansıtan içtihatlar takip edilmekte, söz konusu içtihatlar sitemizin "Yargıtay kararları-güncel içtihatlar " bölümünde yayınlanarak okuyucularımızın istifadesine sunulmaktadır. 

 

© 2020 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.