Yargıtay 8. Hukuk Dairesi


Esas Yıl/No: 2022/7066
Karar Yıl/No: 2024/6765
Karar tarihi: 21-11-2024

 


YARGITAY KARARI


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1057 E., 2022/472 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine


İLK DERECE MAHKEMESİ : Kdz.Ereğli Kadastro Mahkemesi


SAYISI : 2020/43 E., 2021/5 K.


Taraflar arasındaki 2/B kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


K A R A R


Davacı; 1992 yılında Alaplı ilçesi Aydınyayla köyündeki taşınmazları kendisinden önceki kullanıcılardan noter senedi ile satın aldığını, satın aldığı dönemde bir kısım taşınmazın taş ocağı olarak kullanıldığını, daha sonra da bazen tarım bazen de hayvancılık için kullandığını ve halen de kullanmaya devam ettiğini, 2010 yılında Aydınyayla köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda satın aldığı taşınmazlardan bir kısmının tapulamaya dahil edilerek 176 ada 4 ve 5 parsel sayılı olarak tespit gördüğünü ve bu şekilde kesinleştiğini, aldığı taşınmazların yaklaşık 30 dönüm olduğunu, bu dönümün sadece yarısının tapulanmış olup geri kalan yarısının ise orman adına tespit gördüğünü, orman adına yapılan tespite karşı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açamadığı için taşınmazın orman adına kesinleştiğini, 1992 yılında taşınmazları satın aldıktan sonra burada hak iddia eden bir şahısla aralarında Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/75 Esas sayılı dosyasında müdahalenin meni davası görüldüğünü, bu dosyadan yapılan keşifte alınan bilirkişi raporları incelendiğinde dava konusu taşınmazın ormanla alakası olmadığının anlaşılacağını, taşınmaz orman olmadığı halde Aydınyayla köyünde yapılan 2/B çalışmalarında bu taşınmazların orman vasıflarını kaybetmelerinin göz önüne alınmadığını ve 2/B vasfı ile orman sınırları dışına çıkarılmadığını, askı tutanağı incelendiğinde yıllardır kullandığı ve halihazırda üzerinde eski taş ocağı tesisine ait bazı yapılar bulunan kısımların 2/B kapsamına alınmadığını ve yine orman arazisi olarak bırakıldığını, bu alanların adına kayıtlı olan 176 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kuzeyinde, batısında ve doğusunda bulunan yaklaşık 15 dönüm miktarında olan dava konusu 101 ada 632 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan ederek, dava konusu Alaplı ilçesi Aydınyayla köyü 101 ada 632 parsel sayılı taşınmazda yapılan 2/B kadastro çalışmasının iptali ile bu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılarak 2/B uygulama kadastrosunun sınırlarının yeniden düzenlenmesine karar verilmesini istemiştir.


Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın orman vasfı olan yerlerden olduğunu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında olmadığından orman vasfından çıkarılmadığını, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve bu nedenle Orman İdaresine zorlayıcı biçimde dava açılamayacağını, davacının bu davayı açmakta hukuki bir yarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.


Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu Aydınyayla köyünde orman tahdidi yapıldığını ve yapılan tahdidin kesinleştiğini, davacının 10 yıllık itiraz süresinde davasını açmadığını ve yapılan işlemin kesinleştiğini, bu nedenle orman kadastrosunu iptal ettirecek hiçbir yasal yolunun kalmadığını, kesinleşen orman sınırları içinde kalan dava konusu taşınmazın orman rejimi dışına çıkartılması konusunda, davacının hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.


İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın daha önce kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı ve tahdit dışına çıkartılmadığı, orman vasfının kaybı nedeni ile orman dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına tanındığı, halen tahdit içinde olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.


İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacının istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacı ...'nun davalı taşınmazın 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkin talebi hakkında taşınmazın orman niteliğini yitirmesi nedeni ile orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda İdareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek dava ehliyeti ve hukuki yarar şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.


Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;


Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,


427,60 TL onama harcının temyiz eden ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.    

29 Mart 2025 Cumartesi
© 2025 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.