Uğradığı kaza sonucunda ağır biçimde yaralanıp vücudunda oluşan kemik kırıkları nedeniyle yatağa bağımlı hale gelen kazazede, açacağı tazminat davasında, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı yanında , ayrıca  hayatı boyunca bakıma muhtaç hale gelmesi nedeniyle, bakıcı gideri/tazminatı da talep edebilecektir. 

 

Kazazedenin % 100 maluliyeti nedeniyle devlet tarafından kendisine "evde bakım ücreti" ödenmesi, bakıcı tazminatı istemesine engel değildir.

 

Zira 6098 sayılı TBK'nun 55/1. maddesinde, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez" düzenlemesine yer verilmiştir.


Bu bağlamda Yargıtay,  2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun Ek 7. maddesinde 01.02.2007 tarihinde yapılan değişiklikle getirilen "evde bakım ücreti"nin, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak devletin üstlendiği sorumluluk temeline dayanan bir müessese olduğunu, bu kapsamdaki ödemenin, ağır engelli olan kişinin bakımını gerçekleştiren kişiye yapıldığını, yine bu ödemenin, tamamen sosyal devlet ilkesi bağlamında karşılıksız olarak devletçe yapılan bir sosyal yardım niteliği taşıdığını, ödenmesi zorunluluğu bulunmadığı için her zaman uygulamadan kaldırılma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmektedir. Bu sebeple Yargıtay bakıma muhtaç hale gelen kazazedenin evde bakım ücreti almasını;  bakıcı tazminatı istenmesine engel görmemektedir.

 

Yargıtayın bu yaklaşımı gerek 2828 sayılı kanunun ruhuna ve gerekse 6098 sayılı TBK'nın 55. maddesinde benimsenen sorumluluk ilkesine uygun düşmektedir.

 

Konu ile igili karar, sitemizin "Güncel içtihatlar-Yargıtay Kararları" bölümünde yeralmaktadır.

 

 

4 Kasım 2017 Cumartesi
© 2020 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.