Bilindiği gibi hukukumuzda çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik mahkeme kararının taraflarca yerine getirilmemesi durumunda çocuk teslimine dair icra yoluna gidilmektedir. Bunun için çocuk teslimini isteyen taraf icra müdürlüğü kanalıyla "çocuk teslimine dair icra" takibi başlatmakta ve icra memuru, psikolog/pedagog ve gereğinde kolluk kuvvetleriyle çocuğun teslimi sağlanmaktadır. 

 

Bu noktada icra yoluyla teslime konu olan, reşit olmayan bir çocuk olduğundan, söz konusu uygulamanın insan hakları ve çocuk hakları sözleşmesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiğine yönelik güçlü itirazlar ileri sürülmekte idi.

 

Öte yandan bu uygulamanın çocuğun psiko-sosyal gelişimine zarar verdiği de yadsınamaz bir gerçektir. Ebeveynler açısından olaya bakıldığında, uygulamanın, çocuklarını görememe veya onların psikolojisine zarar verme pahasına görme arasında tercih yapmayı dayatan bir uygulama olduğu söylenebilir. İcra yoluna başvurmanın ekonomik maliyetleri düşüldüğünde de taraflara külfet getiren bir uygulamadır. Bu anlamda çocuk teslimine dair icra işlemleri, gerek ebeveynlerin gerekse çocukların mağduriyetine neden olmaktadır.

 

Bu bağlamda yasa koyucu, kısaca uyukarıda açıklamaya çalıştığımız olumsuz durumların sonlandırılması düşüncesiyle  "Mağdur Hakları Kanun Tasarısı" hazırlamıştır. Söz konusu tasarı, iş bu soruna çare bulma neviden mağduriyetlerin ve hak ihlallerinin önüne geçmek adına ortaya konulmuş bir tasarıdır.

 

Av. Seher Burcu ADIYAMAN tarafından kaleme alınan ve tasarı ile getirilen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair yeni düzenlemelerin irdelendiği makale ,  sitemizde yayınlanmıştır.

6 Ekim 2017 Cuma
© 2020 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.