3402 SAYILI KANUNU'NUN 41. MADDESİ UYARINCA YAPILAN ÇALIŞMALAR SONUCUNDA, TAŞINMAZIN YÜZ ÖLÇÜMÜNÜN PLANİMETRE OKUMALARI ARASINDAKİ FARKIN HATALI HESAPLANMASI SEBEBİYLE AZALMASI HALİNDE, TAŞINMAZ MALİKİ ZARARINI HAZİNEDEN TALEP EDEBİLİR.

 

İncelememize konu Yargıtay kararında da örneklendiği üzere, davaya konu taşınmaz 1976 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sonucu 12250 m2 yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı ise taşınmazı 2007 tarihinde tapuda satın almıştır. Daha sonra taşınmazın zeminde kullanılan yüzölçümü ile tapudaki yüzölçümünün farklı olduğunu düşünen davacı malik, 2011 yılında Kadastro Müdürlüğü'ne başvurarak hatanın nereden kaynaklandığının tespitini talep etmiştir. Gerekli incelemeleri yapan Kadastro Müdürlüğü, 2012 yılında düzenlemiş olduğu inceleme raporu ile, taşınmazın yüz ölçümünde meydana gelen hatanın kadastro çalışmaları sırasında yüz ölçüm hesabı yapılırken, planimetre okumaları arasındaki farkın hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı tespit etmiş, akabinde dava konusu taşınmazın gerçek yüzölçümünü 7250 m2 olarak belirleyerek taşınmazın yüz ölçümünün bu şekilde düzeltilmesine karar vermiştir.

 

Böyle bir durumda taşınmazı satın alma yoluyla  edinen malik, uğramış olduğu zararını kim ya da kimlerden talep edebilecektir?

 

Yargıtay,  oluşturduğu içtihatlarda, 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesinde yer alan '' Tapu sicilin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder ''hükmü uyarınca, burada Devletin kusursuz olarak sorumlu olduğunu içtihat etmektedir. Nitekim burada kusurun varlığı ya da yokluğu, Devletin sorumluluğu için önem taşımayıp, sadece Devletin memuruna rücu sırasındaki iç ilişkisinde önemlidir.

 

İncelememize konu somut olayda, davacının tapulama çalışmaları sırasında planimetre okumaları arasındaki farkın hatalı hesaplanması sebebiyle (hatalı yüz ölçümle) tapuya tescil edilen taşınmazı sonradan edindiği, taşınmazın baştan itibaren hatalı bir yüz ölçümü ile tapuya tescil edilmesi işleminin kadastro işleminden kaynaklı hata niteliğinde olduğu, bu sebeple sonradan yapılan 41. madde çalışması ile taşınmazın gerçek yüz ölçümünün tespit edilerek tapuya tescil edilmesi halinde, taşınmazın yüz ölçümünde meydana gelen aleyhe farka (azalmaya) yönelik olarak Hazine aleyhine maddi tazminat davası açabileceği kuşkusuzdur.


Söz konusu karar sitemizin "Güncel içtihatlar - Yargıtay kararları" bölümünde yayınlanmıştır.


(Kararın linki için bakınız: http://www.as-hukuk.com/ictihat-detay-planimetre-okumalari-arasindaki-farkin-hatali-hesaplanmasi-450.html)

 

Av. Musa ADIYAMAN

 

24 Kasım 2021 Çarşamba
© 2021 AS-Hukuk Tüm Hakları Saklıdır.